DEDE KULE

BELDEMİZLE İLGİLİ KÖŞE YAZILARI
1.380 Defa Okundu

.

Bu günkü yazımda sizleri Dede kuleye götürmek istiyorum.
Terzialan’ı güneybatı istikametinden terk ediyoruz. Terzialan Çeşmesini ve Terzialan Köprüsünü geçtikten sonra -yaklaşık- iki kilometrelik bir yokuşa sarıyoruz. Çakalkaya (Kireçocakları) yol ayrımına gelince sola dönüyoruz.
Bu yol bizi önce Düvenciler Düzüne götürüyor. Daha önceki yazımızda burayı anlatmıştım. Burada da yol ikiye ayrılıyor. Sağa giderseniz aşağı dere boyuna Candan’ın Çeşmeye inersiniz. Biz tekrar sola devam ediyoruz. Yolumuz on iki km. civarında. Yol çeşitli kereler tali yollara bölünüyor. Yanınızda bir kılavuz yoksa muhtemelen kuleyi geçersiniz. Çünkü kuleye 200 metre mesafede yol tekrar çatallanıyor ve üstelik kule yoldan gözükmüyor.
Kuleye geldik. Etrafı tel örgüyle çevrili iki katlı bir yapı. Bütün civara hakim bir nokta. Alt katta iki oda var. Daima kilitli. Üst kat ve onun üstü gözetleme yerleri. Yılın sekiz ayı burada görevli mevcut.
Görevliler her zaman misafirperverdirler. Sizlere yardımcı olacaklardır. Yaz sezonunda (15 Mayıs- 31 Eylül) ormana girmek yasak olduğu için buraya gelmek zor. Ancak Ekim-Kasım aylarında buraya gelebilirsiniz.
Bu aylarda Dede kuleye çıkmayı düşünüyorsanız, lütfen aşağılardaki havaya aldanmayın ve kalın giyinmeye özen gösterin. Çünkü; buradaki görevliler Ağustos 15’ten sonra özellikle geceleri soba yakmaya başlıyorlar.
Diyeceksiniz ki burada ne işimiz var. Evet, haklı olabilirsiniz. Eğer ben böyle bir yerden dünyaya bakmalıyım -ki bulunduğumuz yerden iki ilçe, 67 köy görünüyor- görmeliyim diye düşünceniz yoksa bura da hakikaten işiniz yok.
Nem oranının düşük ve havanın sakin olduğu günlerde Karabiga tarafından, 870(?) metre yükseklikten denizi görmek istemezseniz gerçekten işiniz yok Dede kulede.
Orada üşümenin, iftar etmenin, ızgara yapmanın, hatta şiddetli lodosta teravih namazı kılmanın tadını başka bir yerde bulmanız mümkün değil.
Geçenlerde bir hafta sonu sekiz-on arkadaş muhabbete, çiğ köfte yapmaya Karakoca köyü üzerinden çıktık. O istikametten yol biraz daha uzun ama güzel. Özel otolarımızla rahatlıkla çıktık diyebiliriz.
Eğer Dede kuleye gündüz çıkarsanız akşamı, akşam karanlığını da beklemenizi öneririm. Çünkü orada yıldızlar o kadar yakın ki insana birkaçını alıverecekmişsiniz gibi gelir. Hele bir de az önce bahsettiğim iki ilçe 67 köyün ışıkları…. Bu güzelliği anlatmaya benim kelime hazinem yetmiyor. Siz en iyisimi gelin kendi gözlerinizle gelin, görün.
Bir sonraki geziye bekliyorum.Saygılarımla…12.02.2007

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir