DUVARA KONUŞMANIN YORGUNLUĞU

116 Defa Okundu. DUVARA KONUŞMANIN YORGUNLUĞU Hayatta en ağır ses, yükselen bir itiraz değildir; boşluğa düşen sözdür. İnsan, fikrine karşı çıkılmasına tahammül eder de yok sayılmaya zor dayanır. Çünkü itirazda muhataplık vardır, yok sayılmada ise görünmezlik. Son yıllarda en çok buna rastlıyoruz: Konuşanı duymayan, ama konuşmaktan hiç vazgeçmeyen insanlara. Bazı tipler eleştiriyi bir düşünme yolu […]

Devamını Oku

SAYGI KİME, FİKİR NEREYE?

161 Defa Okundu. SAYGI KİME, FİKİR NEREYE? Son yılların en büyülü cümlelerinden biri şu: “Her fikre saygı duyulmalı.” Kulağa ne kadar zarif geliyor değil mi? İçinde hoşgörü var, barış var, medeniyet var. Ama biraz yakından bakınca bu cümlenin çoğu zaman bir ahlak ilkesi değil, kullanışlı bir susturma aparatı olduğunu görüyorsunuz. Önce şurada anlaşalım: Fikir, bilgiyle […]

Devamını Oku

PABUÇ HİKAYESİ

111 Defa Okundu. PABUÇ HİKAYESİ “Kuru gürültüye pabuç bırakmamak” deyimi, ilk duyulduğunda sadece “aldırmamak” gibi görünür. Oysa içinde daha sert, daha omurgalı bir anlam saklar: Korkutmalara karşı susmamak, gözdağına teslim olmamak, insanın doğru bildiği yoldan dönmemesi… Kuru gürültü, hakikatin sesi değildir. Çoğu zaman içi boş bir yaygaradır; mantığı zayıf olanın sesini yükselttiği, gücü yetmeyenin korku […]

Devamını Oku

TÖREDE AYAĞA KALKMAK

152 Defa Okundu. TÖREDE AYAĞA KALKMAK Bir milletin medeniyet seviyesi, büyük nutuklarından çok kapı açıldığında ne yaptığıyla ölçülür. Ayağa kalkmak… İlk bakışta basit bir beden hareketi. Oysa o doğruluşun içinde otağların dumanı, medreselerin sessizliği, köy odalarının çıtırtısı vardır. Türk kültüründe ayağa kalkmak, dizlerin değil gönlün ayağa kalkmasıdır. Dede Korkut hikâyelerinde bey otağa girdiğinde şöyle denir: […]

Devamını Oku

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ÜZERİNE

188 Defa Okundu. ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ÜZERİNE Kelime anlamları bazen bir kavramı anlatmaya yetmez; ama nereden bakmamız gerektiğini öğretir. “Arkadaş” kelimesi Türkçede yol arkadaşıdır. Aynı yönde yürüyen, aynı vakitte duran, bazen aynı yükü paylaşandır. Hayatın içinde karşılaşılır, çoğalır, azalır. Arkadaşlık, zaman ve mekânla sınırlıdır; ortaklıkla beslenir. “Dost” ise daha ağır bir kelimedir. Kökeni Farsçadır; gönül […]

Devamını Oku

ACI KAHVE

149 Defa Okundu. ACI KAHVE Kahvenin hikâyesi Afrika’da başlar; Habeş diyarında. Oradan Yemen’e, Yemen’den Osmanlı’ya ulaşır. Ama kahve, asıl kimliğini Osmanlı’da bulur. Çünkü her içecek içilir; kahve ise yaşanır. 16. Yüzyılın ortalarında Osmanlı topraklarına giren kahve, kısa sürede saraydan çarşıya, medreseden eve yayılır. Cezvesiyle, fincanıyla, pişirme usulüyle yalnızca bir içecek değil; bir davranış biçimi hâline […]

Devamını Oku

ELEŞTİRİ-YORUM

369 Defa Okundu. ELEŞTİRİ-YORUM Türkiye’de kamu hizmetleri söz konusu olduğunda neredeyse değişmez bir refleksle karşılaşıyoruz: Hizmet talebi yüksek, fakat o hizmetin doğurduğu geçici zahmetlere tahammül son derece düşük. Doğalgaz gelirken yolların kazılması, kar yağdığında ulaşımın aksaması, çöp kamyonunun sabah saatlerindeki sesi… Bunların her biri, modern hayatın ve kamusal düzenin kaçınılmaz sonuçları olmasına rağmen yoğun bir […]

Devamını Oku

GÜZELLİĞİN ASLI NEREDEDİR?

418 Defa Okundu. GÜZELLİĞİN ASLI NEREDEDİR? İnsan hayatı boyunca nice “güzel” görür, duyar, koklar. Kimi bir çiçeğin kokusuna vurulur, kimi bir yüzün ışığına… Kimisi bir şarkıda kaybolur, kimisi bir manzaranın karşısında büyülenir. Ama bir gün durup düşünürsün: Bütün bu güzelliklerin aslı nerede? Gördüğümüzde mi, duyduğumuzda mı, yoksa ruhumuzun içinde mi? Bu soru insanı alıp yavaşça […]

Devamını Oku

SITKI TURAN İLE ANI:”KURT, BURAYA GEL”

234 Defa Okundu. SITKI TURAN İLE ANI:”KURT, BURAYA GEL” Yıl 1982 ya da 1983’tü. Çan Ticaret Lisesi’nde okuyordum. Beden eğitimi dersindeydik. Genç sayılabilecek bir yaşta, ileride MHP Çanakkale Milletvekili olacak olan rahmetli Sıtkı Turan dersimizdeydi. Her zamanki gibi önce ısınma ve kültür fizik hareketleri yaptırdı. Sonra öğrencileri branşlarına göre serbest bıraktı. Biz okul voleybol takımını […]

Devamını Oku

ÖRFENE: PİLAVDAN DEĞİL, MUHABBETTEN DOYDUĞUMUZ MECLİSLER

242 Defa Okundu. ÖRFENE: PİLAVDAN DEĞİL, MUHABBETTEN DOYDUĞUMUZ MECLİSLER Bizim yörede adına Örfene deriz. Herfene diyen de vardır, arifhane diye anan da… Ama biz biliriz ki adı ne olursa olsun, orası bir yeme-içme yeri değil; muhabbetin mekânıdır. Eskiden daha kalabalıktık. Ustasıyla çırağı, yaşlısıyla delikanlısı aynı mecliste olurdu. Bugün beş-on kişi kalsak da, özü değişmedi. Kimi […]

Devamını Oku

SAVAŞIN DOĞASI VE İNSAN

232 Defa Okundu. SAVAŞIN DOĞASI VE İNSAN Savaşların tarihi, insanlık tarihiyle başlar. Hatta ilk savaş, bir kardeşin diğerine el kaldırdığı o ilk kıssayla – Habil ile Kabil’in savaşıyla… Savaş iyi değildir; insanlar ölür, evler yıkılır, şehirler talan olur. Ama şu soru da akla gelir: Savaşlar olmasaydı ne olurdu, ne olmazdı? Evet, savaş acıdır. Fakat tarih […]

Devamını Oku

YENİ YIL EŞİĞİNDE KİMLİK VE DUA

255 Defa Okundu. YENİ YIL EŞİĞİNDE KİMLİK VE DUA Türkiye’de yıllardır sessiz ama etkili bir süreç yaşanıyor. Bu süreç ne bir kanunla başladı ne de açık bir dayatmayla ilerledi. Tam tersine; eğlence, masumiyet ve modernlik ambalajı içinde toplumun gündelik hayatına sızdı. Bugün “yılbaşı” adı altında normalleştirilen kutlamalar, bu sürecin en görünür örneklerinden biridir. Mesele bir […]

Devamını Oku

VEFANIN GÖLGESİNDE İNSAN

305 Defa Okundu. VEFANIN GÖLGESİNDE İNSAN İnsanın insana ettiği iyilik bazen bir gölge olur; kimi zaman serinletir, kimi zaman da unutturur. Boşuna denmemiş: “İnsanda vefa arama; yazın gölgesine sığındığı ağacı, kışın baltayla keser, yakar”. Bu sözün kime ait olduğu bilinmez ama insan tabiatını öyle isabetle anlatır ki, sahibinin anonim kalması bile manidar görünür. Peki, nedir […]

Devamını Oku

SAYENİZDE

236 Defa Okundu. SAYENİZDE Bazı kelimeler vardır; bir dönemin aynasıdır. Onlar konuşmalardan çekilip gitse de, dillerin kıyısında, bir köşede soluk alıp vermeye devam ederler. “Saye” kelimesi de onlardan biridir. Bugün biri size “saye” dese, belki ne demek istediğini anlamazsınız. Ama “sayende” veya “sayenizde” dediğinde, yüreğinizde bir sıcaklık hissedersiniz. Çünkü o kelimenin içinde, farkında olmadan bir […]

Devamını Oku

ÖLÜRKEN HAYAT VERMEK

311 Defa Okundu. ÖLÜRKEN HAYAT VERMEK Ölürken Hayat Vermek Karaciğer nakli geçirmiş bir hasta ve organ bağışı gönüllüsü. Geçtiğimiz hafta Organ Bağışı Haftası idi. Geçen sene karaciğer nakli oldum. Sebepsiz siroz rahatsızlığım beş yılın sonunda, nakil dışında çare bırakmadı. İki yıl boyunca Sağlık Bakanlığı’nın organ bağışı listesinde umutla bekledim. Her yeni gün “Belki bugün” diyerek […]

Devamını Oku

BENDEN İYİ OLSUN

294 Defa Okundu. BENDEN İYİ OLSUN Dilimizin içinde nice incelik saklıdır. Bazı sözler, tek başına bir kültürün aynası gibidir. Mesela şu meşhur ifade: “Senden iyi olmasın.” Bu söz, bir zamanlar ve hâlâ, birinin iyiliğinden, güzelliğinden bahsederken söylenir. “Geçenlerde Ahmet’i gördüm, senden iyi olmasın, çok nazik bir insan.” Yani aslında “O da iyi ama senin yerin […]

Devamını Oku

SONBAHAR: DOĞANIN SESSİZ BİLGELİĞİ

346 Defa Okundu. SONBAHAR: DOĞANIN SESSİZ BİLGELİĞİ Yılın en sessiz ama en derin zamanıdır sonbahar. Yazın telaşlı coşkusu yavaşça çekilirken, doğa sanki derin bir nefes alır. Güneşin ışığı artık yakmaz, sadece ısıtır. Rüzgârın sesi hırçın değil, dingindir. Ağaçlar, yeşilin her tonunu altına, kızıla, pas rengine dönüştürür. Ve insan, farkında olmadan kendi iç mevsimine döner. Sonbahar, […]

Devamını Oku

BABAM, CELİL ORMANCI

480 Defa Okundu. BABAM, CELİL ORMANCI Babam 1942 doğumluydu. 21 Ekim 2018 günü, bir sonbahar akşamında, ardında tertemiz bir ömür bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Rahmetli, çocukluğumdan beri örnek aldığım insandı. Yorulduğumda sırtımı dayadığım bir dağ, ne zaman yönümü kaybetsem pusulam olurdu. Giyimine, kuşamına dikkat eder; ütüsüz pantolon giymezdi. Yediğine, içtiğine özen gösterir, namazında niyazında bir […]

Devamını Oku

ORMANLARIMIZ ÇIĞLIK ATIYOR!

329 Defa Okundu. ORMANLARIMIZ ÇIĞLIK ATIYOR! Terzialan dağlarına her çıktığımda içim burkuluyor. Bir zamanlar yemyeşil olan iğne yapraklılarımızda kurumalar görüyorum. Çocukluğumda böyle şeyler çok nadirdi; tek tük olurdu. Şimdi ise her yıl biraz daha artıyor. Orman yangınlarında çok canımız yandı. Şimdi de yangından kurtulan ormanlarımız, gözümüzün önünde yavaş yavaş tükeniyor. Dallar sararıyor, gövdeler susuz kalmış […]

Devamını Oku

ÜLKÜCÜLÜĞÜN BUGÜNKÜ AYRIŞMASI: BİRLİKTEN FARKLI YOLLARA

358 Defa Okundu. ÜLKÜCÜLÜĞÜN BUGÜNKÜ AYRIŞMASI: BİRLİKTEN FARKLI YOLLARA Türkiye’de ülkücülük denildiğinde akla ilk gelen kavram, hiç şüphesiz “Türk-İslam Ülküsü“dür. Merhum Alparslan Türkeş’in hem siyasi hem fikrî liderliğinde şekillenen bu anlayış, Türklüğü ve İslam’ı ayrılmaz bir bütün olarak görüyordu. “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman” sloganı, bu bütünleşmenin veciz bir ifadesiydi. Ne var […]

Devamını Oku

YERLİ MALI TÜKETİYORUZ, PEKİ NEDEN SATILIYOR?

387 Defa Okundu. YERLİ MALI TÜKETİYORUZ, PEKİ NEDEN SATILIYOR? Bizler yıllardır alışverişte elimizden geldiğince yerli malı ürünleri tercih ediyor, yabancı markalara mesafeli duruyoruz. Paramız ülkede kalsın, Türk firmaları büyüsün, Türkiye’nin gücü artsın istiyoruz. Ancak acı bir gerçek var: bazı markalar büyüyüp palazlandıkları anda yabancılara satılıyor. Ülker’in Cola Turka hamlesini hatırlayın. “Bizim de bir colamız olsun” […]

Devamını Oku

TRT’NİN SİYAH BEYAZ GECELERİ

359 Defa Okundu. TRT’NİN SİYAH BEYAZ GECELERİ Çocukluğumuzun TRT ekranı, aslında bir televizyon değil; bir zaman makinesiydi. Akşam olunca evin en sessiz odasında, üzerinde dantel örtüsü olan tahta televizyon sehpasının tepesinde gözlerini bize çevirirdi. Antenin yönü biraz kayarsa görüntü karlardı, babamız “kıpırdama, orada dur!” diye seslenirdi. Çünkü az sonra ya Heidi Alp Dağları’nda dedesinin koyunlarını […]

Devamını Oku

ESKİCİLER VE KEÇİBOYNUZU HATIRASI

518 Defa Okundu. ESKİCİLER VE KEÇİBOYNUZU HATIRASI Sokakların bugünkü hâlini görünce ister istemez eski günleri düşünüyor insan. Şimdilerde hurdacılar “eski demir, hurda bakır” diye bağırıyor ama bizim çocukluğumuzun sokaklarını çınlatan ses, eskicilerindi. O gür ses hâlâ kulaklarımda: “Naylon ayakkabılarııı… Eski yün çoraplarııı alıyooorummm!” Eskiciler, şeytan terazileriyle evlerden çıkan naylon ayakkabıları, çorapları tartar, karşılığında para değil, […]

Devamını Oku

DİL, KÜLTÜRÜN HAFISAZASIDIR

359 Defa Okundu. DİL, KÜLTÜRÜN HAFISAZASIDIR “Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.” Atalarımız bu sözü boşuna söylememiştir. Dil, sadece bir iletişim aracı değil; milletin düşüncesinin, inancının, duygusunun aynasıdır. Bir milletin dili kaybolursa, onunla birlikte hatıraları, hikâyeleri, masalları, türkülerinin kokusu da kaybolur. “Dili dökülmeyen, yüreğini dökemez.” Anadil, kültürün ana damarıdır. “Ana dilini kaybeden, ana […]

Devamını Oku