8 Mart Dünya kadınlar günü;Tüm kadınların gününü kutlayarak başlayayım. Her ne kadar bizim çocukluğumuzda böyle günler kutlanmıyor ve haberimiz olmuyor idiyse de Bizim kadınlarımız ve büyüklerimiz farklı idi. Mesela biz doktor falan pek bilmez sadece okullarda veya toplu aşılama yapılacaksa o zaman hemşire veya doktor görürdük. Başımız mı ağrıdı yada ateşlendik mi, ya Kadriye anneanneme yada Tevfik’lerin Emine veya Ayşe halamıza giderdik. Tabi diğer mahallelerde de bir çok şifacı vardı. Onlar bize şöyle bir bakar ona göre okur sonunda da tüf tüf diyerek tükürür hiç bir şeyciğimiz kalmazdı. Bizim şifacı kadınlarımız tükürüklerini hiç boşa harcamazdı. Muhtar Mustafa Kosa’nın karısı Gülfer yenge siğiller için tuza okur üfler haftasına kalmaz siğillerden kurtulurdunuz. Hatta hiç görmediği kişiler için bile tuza okur siğilleri geçirirdi. Annem mesela, hayvanınızın sütümü kesildi yada hayvanınız yemmi yemez oldu, gelirlerdi bize, annemde kendine has usullerle okur üfler 3 kerede tüf tüf tüf diye tükürür herşey yoluna girerdi. Tabi erkeklerden de şifacılarımız vardı. Bir yerinizi mi kırdınız veya çıkık mı oldu, ya Kopoycunun Osman’a yada İsanın Ali’ye (Ali Kosa) giderdiniz, onlar gerekli teşhis ve tedaviyi yapar birde kepek hamuru ve ezilmiş soğanı karıştırıp hasarlı bölgeye sarar haydi geçmiş olsun . Ha bir de diş problemlerimiz olurdu. O zaman da gideceğimiz yer, ya Veysel dede (Aziz ve Faik Güler’in dedeleri ) yada berber Yusuf. (Şimdi Karakoca’da berberlik yapan berber İlhan’ın babası). Sağlam dişi çatır çatır çekerlerdi. Her ne kadar bizim haberimiz olmadan dünyaya yeni bebekler ve kardeşler geliyor idiyse Onlar da köyümüzün hem ebesi, hem ölü yıkayıcısı ve hem de mevlüt okuyucusu Anneannem sayesinde gerçekleşirdi. Kadınlarımız çalışma hayatında da şimdikinden çok daha aktifti. Evin iç işleri (Yemek, bulaşık, çamaşır, çocuk büyütmek,temizlik) yanı sıra; tarla, bahçe, harman yeri hazırlanması, orak biçilmesi, taşınması, harman dövülmesi ve hele hele de tınaz savrulması hep kadınların yaptığı işlerdi. Harman yeri hazırlanması tam bir eğlence idi. Her komşu için, (Mahallenin genç kız ve gelinleri) imece usulü ve birelleş olarak değirmen bendinden omuzlarda su ağaçlarına takılan bakır su kaplarıyla su taşır , harman yerine dökülür ve yumuşayan toprak yüzey, çatlamasın diye saman serpilerek düzleştirilir, düvenlerle harman dövmeye hazırlanırdı. Biz çocuklar da sanki oyun oynar gibi bu sularda ıslanır ve koşuştururduk. Harmanın toplanıp rüzgara göre tınaz savrulması ve ürünlerin ambara konulmasında da kadınlar yine baş roldeydi. Hiç bir zaman kadına şiddet, taciz ve cinayet olayı yaşanmazdı. Kadınlarımızın başımızdan eksik olmaması arzusuyla, aramızdan ayrılanları minnet ve saygıyla anıyor, Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Dünya Kadınlar gününüz kutlu olsun.