BU TINAZ DA SAVRULUR

A.BORAN İLE BAŞ BAŞA
1.365 Defa Okundu

.

Bu millet öyle bir asalet ırmağından geliyor ki; her şeyin engüzel ve en iyisine laiktir. Onun için makamlarla yücelen insanlar değil insanlarla yücelen makamlar olmalıdır. Güzelliklere ve yıldızlara uzanan ellerimiz özürlü gönüllerden değil, güzellik ve iyilikler menbaından olmalıdır. Onun için ki yeni yetişen nesil ana ve babaların çok dikkat etmesi gereken nesildir. Elma içinden kurt yapar. İçindeki ilim ışıkları onu Helen, Coni olmaya değil, tarihe konu olmaya özendirmelidir. Gençlerin kılık kıyafetleri Rusya’daki kolhozların kıyafeti gibi değil, Atatürk’ün, Efelerin urbaları gibi olmalıdır. Eğitim sistemimizde millet ifadesinde milli haslet milli çıkarlar ve kutlu ufuklar akışında olmalıdır.
Öğrencilerin öğretmenleri ile alay eden değil, onlardan aldıkları feyiz ve ilimlerle pırıl pırıl aydınlanan ve aydınlatan unsurlar olmaları gerekmektedir. Becermek maharetini göremediğim insanlar sıkıntıya girdiğinde ya laiklik felsefesi, ya dinsizlik felsefesi boyaları ile boyanıyor. Oysa büyük şef Mustafa Kemal hem dindar, hem ülkülü mükemmel bir insandı. Milletimize ve vatanımıza ihaneti yoktu. Muzaffer kumandanın sarı saçları bulutlara değiyor mavi gözleri şimşekler gibi çakıyordu. Şimdi bakıyorum da onun vatanı terk etmesini istediği hainler vatan sever diye sunuluyor hatta filmleri çevriliyor. Vallahi buna tahammülü olmazdı Türk’ün Atasının.
 Hele Türk gibi giyinip Türk gibi konuşmayan öz dilini öz yurdunda parya durumuna getiren nesillere hoşgörülü olması imkansızdı. Çünkü o Asım’ın nesli, çünkü o ihaneti yaşamıştı. Onları duyar, görür ve bitirirdi. Kararlıydı, asildi. Çünkü Türk’ün asil kanı onun gençlerde bulunmasını istediği en büyük varlık, en büyük zenginlikti. Avrupa ve sözde medeniyet soytarılarının göbek üzerine düşen kıravat bağlaması tuvaletten ve yataktan kaçmış zavallıların giyimlerini andıran iç çamaşır teşhirleri uygarlık belirtisi değil, taklitçilikle ve zavallılığın ifadesidir. Çalışkanlığı başarıları, dürüstlüğü hüküm sürdüğü dört kıtada adalet ve ilimi ile dünyanın örnek aldığı Türkler bu zayıf halkalarını silmeli, TİTREYİP ÖZÜNE DÖNMELİDİR. Yetkileri ve etkileri elinden alınmış sadece memur olarak bırakılmış öğretmen ve polislerimizi candan kutluyorum. Çünkü eğiten ve asayişi sağlayan değil eğittikleri ve asayişini sağladıkları insanlar tarafından otokontrol sistemine tabi tutuldukları şu eğitim ve güvenlik ortamında yürekten görev yapmaktadırlar. Ne mutlu onlara. Ne mutlu görevini ve haddini bilenlere. Türk milletinin geleceği olarak yüceltilmesi gereken gençlik Türk’ün millet olma erdemliliğini ifade eden örf ve ananelerinden uzaklaşmakla en büyük hatalarını yapmaktadırlar.
Hani nerde Atatürk’ün TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN. Düsturuna sadakat.Hani nerde ilim Çin’ de de olsa öğrenin, bana bir harf öğretenin kölesi olurum diyen Hz. Muhammedin övgüsüne mahzar olma erdemliliği.
Güller kırmızı, beyaz, sarı ve renk renk açarlar ama gölgeleri karadır. Sevgili kelimesi sadakat ve samimiyetin üzerine çekilmiş sahte bir boyadır. Gerçek sevgili yüreklerde yaşayan sevgilidir. Çünkü sevgiliye sunulacak bir gülü koparmak isterken çiğnenecek çimenleri düşünmelidir. Zaman sabır ve ilimin mükemmelini, ilim ise insan gibi yaşamanın mükemmelini sunar. Büyük veli Mevlana “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” ezberi ile Allah’ın yarattığı en mükemmel varlık insanların nasıl olmalarını çok güzel ifade etmiş. Onun için hamama gidip kurnayı, düğüne gidip zurnayı beğenmeyenlerden olmayalım. Bir zamanlar Avrupadaki komşularının yaptığı densizlikleri uyaran nesillerin soyu bizler bugün beş paralık zibidiler ve insan hakları maskesi taşıyan kambazlar tarafından uyarılmakta ve cezalandırılarak idare edilmektedir. Bunun için mazisinle övünen değil mazisinin hasretleri ile yücelen ilim ve adaleti dağıtan insanlar olmalıyız. Sürülmeyen ve ekilmeyen tarladan meyva yerine diken alınır ya da odun alınır. Yani rüzgar eken fırtına biçer. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Medeniyet kisvesi altında evimize giren TV ler öz benliğimizi yıkmak, ahlakımızı yaralayıp öldürmek için çoooook Semralar, Tülinler Canerler ve Yabancı Damatlar yarattı. İşte bir milletin yarınları ile oynamak kültürü ve medeniyeti ile alay etmek bunun ta kendisidir. Türk Milleti en kısa zamanda kendini buna arındıracak güç ve asalete sahiptir.
Onarımı hep beraber yapalım diye sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü: “Dertler Paylaşıldıkça azalır, sevinçler de paylaşıldıkça çoğalır”. Saygıyı bayrak, sevgiyi çiçek yapalım, el ele gönül gönüle yürüyelim, güneş batmadan biribirimize bıkmadan yiğit olalım. Mert olalım, doğruluğun ve kalkınmanın anahtarı Avrupalı ve Amerikalılara değil, damarlarımızdaki asil kandadır. NE MUTLU TÜRK’üm DİYENE
Ahmet BORAN
Emekli T.Halk
Bankası Veznedarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir