ADALET HERKESİN İLACI

A.BORAN İLE BAŞ BAŞA
717 Defa Okundu

.

Nefret ve kinimiz asla Adalet’in önüne geçmemelidir. Zira kul hakkına girer. Kul hakkı öyle bir unsurdur ki , Cenabı Allah’ın huzuruna gelirken , “Asla kul hakkı ile gelmeyin” buyurmaktadır.
Benim kanaatime göre , dünya asla kaybedilmekte olan bir nimet değil , tam tersine gelmekte olan beladır. Çünkü hayatın vidaları o kadar küflenmiş tir ki , evlat , ana – babaya saygı göstermek yerine , adeta hesap sorma yarışındadır. Oysa zamanı gelince Anneler günü yapılır. Cennet anaların ayağının altındadır buyurulmasına rağmen bırakın ayakların altını öpmeyi ana kalbinin kırılması kimsenin umurunda olmamaktadır.
Hz. Muhammed a.s. “Bana  bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” buyurduğu halde öğretmenine saygı gösterilmesi şöyle dursun , öğretmenlere en acımasız saygısızlıklar adeta başarı gibi gösteriliyor. Öğrenci annesi – babası öğretmene benim evladımı yetiştiriniz demesi yerine, benim kızımın yahut benim oğlumun namusu sen den mi soruluyor diye konuşmayı , veli başarısı olarak sayıyor. Eeee bu baskılar altında , okul bahçelerinde ne amaçla bulunduğu anlaşılamayan , hele hele kılık kıyafetiyle ne olduğu anlaşılamayan nesillerden , bu ülkeye ışık tutacaklarına inananlar , pamuk helvası yemeye benzer , aynen ellerinde çubuk kalması gibi.
İnsanlar ölecektir elbet ama fikirleri asla ve asla ölmez. Etrafımıza sevgi dolu gözlerle bakmalıyız. İşte o zaman sevilen ve mutlu olabilen insan olabiliriz. Madem ki ben insanım , kainatın aynasıyım demeliyiz ki , hem yansımalıyız hem de yansıtmalıyız.
Zira , art niyet cahillik ve samimiyetsizlik cehalete giden yolların pislikleridir. İnsanlar bilgilerini yeterli görmemeli daha güzelliklere inançla yürümelidir. Çünkü bilim ışıktır , bilim ufuktur ve bilim medeniyetin zenginliğidir , meyvesidir.
Bizleri Hakka ve hakikatlere götüren yollar gönülden gönüllere giden gizli yollardır. İyiye , doğruya ve güzele giden bu yolu benimser insanları anlayabilir , başarıları ve elemleri paylaşabilmek için öğrenebileceğimiz dil tatlı dildir. İstişare etmek , pişmanlıklara karşı kale dir. Zira insanoğlu dil’inin belası yada kahramanıdır.
İsteklerin bittiği değil biriktiği ve yönetildiği merkez kalplerimiz dir. Hırs’ta oradadır , merhamette , arzular da oradadır. Kalbi karanlıklara terk edilenler , yalnız ve beceriksizdir. Topluma ayak uydurmakta sıkıntı çekenler , yalnızlıkları mekan edinmiş , yanmayan ışık vermeyen patlak ampuller gibidir.
Oysa , hayat insana alışmayı öğretir ama unutmayı asla. Karanlıkları aydınlık yapmanın silahı kalemdir , kitaptır.