SÖZ, SÖZ, SÖZ…

138 Defa Okundu. SÖZ, SÖZ, SÖZ… “Söz kifayetsiz kalacaksa susmalı insan; fazladan izahat lisanen kabahattir…” Bu söz, sadece bir edep tavsiyesi değil; aynı zamanda hem dinin hem de törenin ortak hükmüdür. İslam ahlakında dil, insanın en büyük imtihanlarından biri olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz’in ölçüsü nettir: “Ya hayır söyle ya sus.” Bu, sadece güzel konuşmayı […]

Devamını Oku

DÜRÜSTLÜK – DİN VE TÖRE AÇIŞINDAN

144 Defa Okundu. DÜRÜSTLÜK – DİN VE TÖRE AÇIŞINDAN Dürüstlük, sadece bireysel bir tercih değildir. Hem inanç dünyamızda hem de köklü töre anlayışımızda, toplumun ayakta kalmasının temel şartıdır. İslam’a göre ticaret, helal kazancın en önemli yollarından biridir. Ancak bu kazancın bir şartı vardır: Adalet. Ölçüde ve tartıda hile yapmak, malın kusurunu gizlemek, eksik tartmak… Bunların […]

Devamını Oku

“YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL”

159 Defa Okundu. “YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL” İnsan, kendisiyle ne kadar barışıksa dünyayla da o kadar barışıktır. Asıl mesele başkalarına ne gösterdiğimiz değil, gerçekte ne olduğumuzdur. Mevlana Celaleddin Rumi’nin asırları aşan şu sözü, bu hakikatin en sade ama en derin ifadesidir: “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.” Bu […]

Devamını Oku

ACININ ÜSTÜNE BİR YÜK DAHA

243 Defa Okundu. ACININ ÜSTÜNE BİR YÜK DAHA Bir zamanlar küçük beldelerde cenaze olduğunda acı sadece bir evin değil, bir sokağın olurdu. Terzialan’da –ve Anadolu’nun nice yerinde– cenaze evi yemek hazırlamazdı. Komşu ekmek pişirirdi. Bir başkası pilav yapardı. Bir diğeri helvayı kavururdu. Sofra kurulurdu ama o sofranın sahibi cenaze evi değildi. Mahalleydi. Çünkü cenaze evi matem eviydi. […]

Devamını Oku

SELAM

202 Defa Okundu. SELAM İnsan, var olduğu günden beri bir arada yaşamanın yollarını aradı. Bu arayışın en sade, en görünmez ama en güçlü araçlarından biri ise belki de bir kelimeydi: selam. Bugü n çoğumuz için sıradan bir alışkanlık gibi görünen bu davranış, aslında hem Türk töresinin hem de İslam medeniyetinin derinliklerine uzanan köklü bir anlam […]

Devamını Oku

OTOBÜSTE SAYGI ve SINIRLAR

229 Defa Okundu. OTOBÜSTE SAYGI ve SINIRLAR Toplu taşımada yaşanan küçük olaylar, aslında toplumun büyük meselelerini gözler önüne serer. Geçtiğimiz günlerde Sakarya’da yaşlı bir adam, kendisine yer vermeyen engelli gencin üzerine oturdu. Genç, protez bacağını gösterince de azarlanmaktan kurtulamadı. Bu kısa olay, nezaket, empati ve sınırlar hakkında çok şey söylüyor. Görgü kuralları, yaşlıya, hamileye, hastaya […]

Devamını Oku

TARİHİN TERAZİSİ ve TÜRKLER

182 Defa Okundu. TARİHİN TERAZİSİ ve TÜRKLER Tarih dediğimiz şey, yalnızca geçmişin kaydı değildir; bugünün aynası, yarının da pusulasıdır. Fakat bu aynanın camı her zaman berrak olmadı. Özellikle Türkler söz konusu olduğunda, dünya tarih yazımının terazisi uzun süre eğri durdu. Bunu söylemek bir yakınma değil, soğukkanlı bir tespittir. Batı merkezli tarih anlayışı medeniyeti üç ölçüye […]

Devamını Oku

DUVARA KONUŞMANIN YORGUNLUĞU

174 Defa Okundu. DUVARA KONUŞMANIN YORGUNLUĞU Hayatta en ağır ses, yükselen bir itiraz değildir; boşluğa düşen sözdür. İnsan, fikrine karşı çıkılmasına tahammül eder de yok sayılmaya zor dayanır. Çünkü itirazda muhataplık vardır, yok sayılmada ise görünmezlik. Son yıllarda en çok buna rastlıyoruz: Konuşanı duymayan, ama konuşmaktan hiç vazgeçmeyen insanlara. Bazı tipler eleştiriyi bir düşünme yolu […]

Devamını Oku

SAYGI KİME, FİKİR NEREYE?

212 Defa Okundu. SAYGI KİME, FİKİR NEREYE? Son yılların en büyülü cümlelerinden biri şu: “Her fikre saygı duyulmalı.” Kulağa ne kadar zarif geliyor değil mi? İçinde hoşgörü var, barış var, medeniyet var. Ama biraz yakından bakınca bu cümlenin çoğu zaman bir ahlak ilkesi değil, kullanışlı bir susturma aparatı olduğunu görüyorsunuz. Önce şurada anlaşalım: Fikir, bilgiyle […]

Devamını Oku

HARFLERİN GÜCÜ: 8 EYLÜL DÜNYA OKUMA YAZMA GÜNÜ

160 Defa Okundu. HARFLERİN GÜCÜ: 8 EYLÜL DÜNYA OKUMA YAZMA GÜNÜ Her yıl 8 Eylül’de dünyanın dört bir yanında önemli bir gün kutlanır: Dünya Okuma Yazma Günü. UNESCO’nun 1967’den bu yana hatırlattığı bu gün, aslında bize bir gerçeği fısıldar: Okuma yazma bilmek, sadece bir eğitim meselesi değil, bir yaşam hakkıdır. Düşünün; bir dilekçeyi dolduramamak, bir […]

Devamını Oku

PABUÇ HİKAYESİ

158 Defa Okundu. PABUÇ HİKAYESİ “Kuru gürültüye pabuç bırakmamak” deyimi, ilk duyulduğunda sadece “aldırmamak” gibi görünür. Oysa içinde daha sert, daha omurgalı bir anlam saklar: Korkutmalara karşı susmamak, gözdağına teslim olmamak, insanın doğru bildiği yoldan dönmemesi… Kuru gürültü, hakikatin sesi değildir. Çoğu zaman içi boş bir yaygaradır; mantığı zayıf olanın sesini yükselttiği, gücü yetmeyenin korku […]

Devamını Oku

TÖREDE AYAĞA KALKMAK

211 Defa Okundu. TÖREDE AYAĞA KALKMAK Bir milletin medeniyet seviyesi, büyük nutuklarından çok kapı açıldığında ne yaptığıyla ölçülür. Ayağa kalkmak… İlk bakışta basit bir beden hareketi. Oysa o doğruluşun içinde otağların dumanı, medreselerin sessizliği, köy odalarının çıtırtısı vardır. Türk kültüründe ayağa kalkmak, dizlerin değil gönlün ayağa kalkmasıdır. Dede Korkut hikâyelerinde bey otağa girdiğinde şöyle denir: […]

Devamını Oku

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ÜZERİNE

235 Defa Okundu. ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ÜZERİNE Kelime anlamları bazen bir kavramı anlatmaya yetmez; ama nereden bakmamız gerektiğini öğretir. “Arkadaş” kelimesi Türkçede yol arkadaşıdır. Aynı yönde yürüyen, aynı vakitte duran, bazen aynı yükü paylaşandır. Hayatın içinde karşılaşılır, çoğalır, azalır. Arkadaşlık, zaman ve mekânla sınırlıdır; ortaklıkla beslenir. “Dost” ise daha ağır bir kelimedir. Kökeni Farsçadır; gönül […]

Devamını Oku

ACI KAHVE

188 Defa Okundu. ACI KAHVE Kahvenin hikâyesi Afrika’da başlar; Habeş diyarında. Oradan Yemen’e, Yemen’den Osmanlı’ya ulaşır. Ama kahve, asıl kimliğini Osmanlı’da bulur. Çünkü her içecek içilir; kahve ise yaşanır. 16. Yüzyılın ortalarında Osmanlı topraklarına giren kahve, kısa sürede saraydan çarşıya, medreseden eve yayılır. Cezvesiyle, fincanıyla, pişirme usulüyle yalnızca bir içecek değil; bir davranış biçimi hâline […]

Devamını Oku

ELEŞTİRİ-YORUM

412 Defa Okundu. ELEŞTİRİ-YORUM Türkiye’de kamu hizmetleri söz konusu olduğunda neredeyse değişmez bir refleksle karşılaşıyoruz: Hizmet talebi yüksek, fakat o hizmetin doğurduğu geçici zahmetlere tahammül son derece düşük. Doğalgaz gelirken yolların kazılması, kar yağdığında ulaşımın aksaması, çöp kamyonunun sabah saatlerindeki sesi… Bunların her biri, modern hayatın ve kamusal düzenin kaçınılmaz sonuçları olmasına rağmen yoğun bir […]

Devamını Oku

GÜZELLİĞİN ASLI NEREDEDİR?

454 Defa Okundu. GÜZELLİĞİN ASLI NEREDEDİR? İnsan hayatı boyunca nice “güzel” görür, duyar, koklar. Kimi bir çiçeğin kokusuna vurulur, kimi bir yüzün ışığına… Kimisi bir şarkıda kaybolur, kimisi bir manzaranın karşısında büyülenir. Ama bir gün durup düşünürsün: Bütün bu güzelliklerin aslı nerede? Gördüğümüzde mi, duyduğumuzda mı, yoksa ruhumuzun içinde mi? Bu soru insanı alıp yavaşça […]

Devamını Oku

SITKI TURAN İLE ANI:”KURT, BURAYA GEL”

265 Defa Okundu. SITKI TURAN İLE ANI:”KURT, BURAYA GEL” Yıl 1982 ya da 1983’tü. Çan Ticaret Lisesi’nde okuyordum. Beden eğitimi dersindeydik. Genç sayılabilecek bir yaşta, ileride MHP Çanakkale Milletvekili olacak olan rahmetli Sıtkı Turan dersimizdeydi. Her zamanki gibi önce ısınma ve kültür fizik hareketleri yaptırdı. Sonra öğrencileri branşlarına göre serbest bıraktı. Biz okul voleybol takımını […]

Devamını Oku

ÖRFENE: PİLAVDAN DEĞİL, MUHABBETTEN DOYDUĞUMUZ MECLİSLER

282 Defa Okundu. ÖRFENE: PİLAVDAN DEĞİL, MUHABBETTEN DOYDUĞUMUZ MECLİSLER Bizim yörede adına Örfene deriz. Herfene diyen de vardır, arifhane diye anan da… Ama biz biliriz ki adı ne olursa olsun, orası bir yeme-içme yeri değil; muhabbetin mekânıdır. Eskiden daha kalabalıktık. Ustasıyla çırağı, yaşlısıyla delikanlısı aynı mecliste olurdu. Bugün beş-on kişi kalsak da, özü değişmedi. Kimi […]

Devamını Oku

SAVAŞIN DOĞASI VE İNSAN

273 Defa Okundu. SAVAŞIN DOĞASI VE İNSAN Savaşların tarihi, insanlık tarihiyle başlar. Hatta ilk savaş, bir kardeşin diğerine el kaldırdığı o ilk kıssayla – Habil ile Kabil’in savaşıyla… Savaş iyi değildir; insanlar ölür, evler yıkılır, şehirler talan olur. Ama şu soru da akla gelir: Savaşlar olmasaydı ne olurdu, ne olmazdı? Evet, savaş acıdır. Fakat tarih […]

Devamını Oku

YENİ YIL EŞİĞİNDE KİMLİK VE DUA

287 Defa Okundu. YENİ YIL EŞİĞİNDE KİMLİK VE DUA Türkiye’de yıllardır sessiz ama etkili bir süreç yaşanıyor. Bu süreç ne bir kanunla başladı ne de açık bir dayatmayla ilerledi. Tam tersine; eğlence, masumiyet ve modernlik ambalajı içinde toplumun gündelik hayatına sızdı. Bugün “yılbaşı” adı altında normalleştirilen kutlamalar, bu sürecin en görünür örneklerinden biridir. Mesele bir […]

Devamını Oku

VEFANIN GÖLGESİNDE İNSAN

332 Defa Okundu. VEFANIN GÖLGESİNDE İNSAN İnsanın insana ettiği iyilik bazen bir gölge olur; kimi zaman serinletir, kimi zaman da unutturur. Boşuna denmemiş: “İnsanda vefa arama; yazın gölgesine sığındığı ağacı, kışın baltayla keser, yakar”. Bu sözün kime ait olduğu bilinmez ama insan tabiatını öyle isabetle anlatır ki, sahibinin anonim kalması bile manidar görünür. Peki, nedir […]

Devamını Oku

SAYENİZDE

319 Defa Okundu. SAYENİZDE Bazı kelimeler vardır; bir dönemin aynasıdır. Onlar konuşmalardan çekilip gitse de, dillerin kıyısında, bir köşede soluk alıp vermeye devam ederler. “Saye” kelimesi de onlardan biridir. Bugün biri size “saye” dese, belki ne demek istediğini anlamazsınız. Ama “sayende” veya “sayenizde” dediğinde, yüreğinizde bir sıcaklık hissedersiniz. Çünkü o kelimenin içinde, farkında olmadan bir […]

Devamını Oku

BENDEN İYİ OLSUN

335 Defa Okundu. BENDEN İYİ OLSUN Dilimizin içinde nice incelik saklıdır. Bazı sözler, tek başına bir kültürün aynası gibidir. Mesela şu meşhur ifade: “Senden iyi olmasın.” Bu söz, bir zamanlar ve hâlâ, birinin iyiliğinden, güzelliğinden bahsederken söylenir. “Geçenlerde Ahmet’i gördüm, senden iyi olmasın, çok nazik bir insan.” Yani aslında “O da iyi ama senin yerin […]

Devamını Oku

BABAM, CELİL ORMANCI

515 Defa Okundu. BABAM, CELİL ORMANCI Babam 1942 doğumluydu. 21 Ekim 2018 günü, bir sonbahar akşamında, ardında tertemiz bir ömür bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Rahmetli, çocukluğumdan beri örnek aldığım insandı. Yorulduğumda sırtımı dayadığım bir dağ, ne zaman yönümü kaybetsem pusulam olurdu. Giyimine, kuşamına dikkat eder; ütüsüz pantolon giymezdi. Yediğine, içtiğine özen gösterir, namazında niyazında bir […]

Devamını Oku