.
ÇORBALAR;
ETLİ- SÜTLÜ ÇORBA:
Kanatlı hayvanlardan (özellikle tavuk ve av hayvanları) yapılır. Tavuk öncelikle haşlanır. Daha sonra haşlanmış tavuk ayrı bir kaba alınır. Tavuk suyuna yeteri kadar bulgur konur ve kaynatılır. Bulgurun pişmesine yakın tuz ve yeterince süt ilave edilir. Bir taşım kaynatıldıktan sonra didilmiş (ufak parçalara ayrılmış) tavuk etleri ilave edilir ve bir taşım daha pişirilir. Sıcak servis yapılır. Bu çorba evlerde bulgur yerine kesme hamur (erişte) ve çeşitli şehriyelerle de yapılmaktadır.
SÜTLÜ PİRİNÇ ÇORBASI:
Ramazan aylarında sahur çorbasıdır. Unutulmaya yüz tutmuştur. Bir miktar pirinç suda iyice yumuşayıncaya kadar kaynatılır. Hafif hafif şeker ilave edilerek kaynatılır ve süt ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılır. Sıcak veya soğuk servis yapılır. Şekerin miktarı damak tadına göre ayarlanır, bu bir tatlı olmadığı için miktar az tutulur.
YAŞ TARHANA:
Anadolu’ da çok çeşitli tarhana yapılmaktadır. Bizim tarhanamız yağ hamurdan yapılır. Ben tarhananın yapılışından çok tarhana çorbasının yapılışından bahsedeceğim. Kakaleden (toprak tencere- güveç) alınan tarhana hamuru ılık suda yumuşayıncaya kadar bekletilir. Bu arada su maşınganın üzerinde ısınmaya/ kaynamaya bırakılır. Bunlar hazır olurken tarhanada kullanılacak olan kurumuş ekmekler lokma büyüklüğünde doğranır ve bir tasa konur. Tarhana hamuru yumuşadıktan sonra maşınganın üzerinde kaynayan suya eritilerek yavaş yavaş konur. Bir taşım kaynatıldıktan sonra bir miktar süt ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılır. Önceden hazır edilmiş ekmeklerin üzerine dökülür, en son tasın üstüne ekşimik yada rendelenmiş peynir konur. Sıcak servis yapılır.
TİRİT:
Tirit çorbası da unutulmaya yüz tutmuş çorbalarımızdandır. İki bağ orta boy soğan soyulup ve temizlendikten sonra ince ince kıyılır. Çiçek yağında hafif hafif kızartılır. Bir kaşık salça ilave edilir. Soğanların çok az pembeleşmesi yeterlidir. Bunun üzerine dört su bardağı et suyu ve tuz ilave edilir ve bir taşım kaynatılır. Çorba suyu kaynarken evde bulunan kuru ekmekler lokma büyüklüğünde doğranır. Daha sonra etsuyu bunların üzerine dökülür. Sıcak servis yapılır.Et suyu olmadığı durumlarda normal su kullanılır.
YEMEKLER;
İMAM BAYILDI:
Beş- altı orta boy patlıcan yıkanıp soyulduktan sonra, diklemesine uçları açılmamak kaydıyla dörde yarılır. Ve tuzlu suda 4-5 saat kadar bekletilir. Patlıcanların acı siyah sularının çıkması sağlandıktan sonra, patlıcanlar sıkılarak sudan alınır. Önceden hazırlanmış iç malzemesi patlıcanların içine doldurulur. Hafif ateşte tuzu ve salça ilave edilerek pişirilir. İçin hazırlanması; yeteri kadar patates, soğan, bamya, taze biber, sarımsak (iki baş kadar) harmanlanır ve çiğ olarak patlıcanların içine yerleştirilir. Tercihe göre üzerine sıvı yağ konur.
KAVURMA:
Yöremizin meşhur yemeklerinden biridir. Bu yemekle ilgili çeşitli hikayeler anlatılır. Bunlardan birini size de nakledeyim. Askerliğini yapmakta olan geçlerimizden biri, asker ocağında ülkemizin diğer yörelerinden gelmiş tertipleriyle sohbet ederken “Benim köyümün de meşhur yemeyi kavurmadır.” der ve kavurma şöyle güzel, böyle güzel anlatır. Hatta anlata anlata bitiremez. Gel zaman git zaman askerlik biter. Aradan yıllar geçer. Asker arkadaşlarından birinin bu yöreye işi düşer ve Terzialanlı tertibini görmeye meşhur kavurmayı yemeye niyetlenir. Tertibinin evine misafir olur. Yemekler yenir. Ama kavurma gelmez. Dayanamaz tertibine; “tertip öve öve bitiremediğin şu sizin meşhur kavurmayı yiyemedik ya.” der. Bizimki: Olur mu tertip, benim memlekete geleceksin de kavurma yemeden gidilir mi? Biz sana kavurma ikram ettik. Sen de afiyetle yedin. Misafir: Olur mu canım, ben kavrulmuş et yemeği yemedim. Bizimki: Ben size kavurmanın et yemeği olduğunu söylemedim ki. Onu nereden çıkardın? Misafir, hayrette kalır…. Gelelim kavurmaya: Orta boy 4-5 kuru soğan alınır, güzelce soyulur, ince ince doğranır. Zeytin yağında bir güzel kavrulur. Mevsimine göre domates ya da salça konur. Bir miktar su ve tuz ilave edilir. Sıcak sıcak afiyetle yenir. Hakikaten hem pratik hem de çok lezzetli bir kavurma olur.
KAPUSKA:
Yöremizde unutulan yemeklerden biridir. Bildiğimiz kapuska gibi yapılır; ancak tek fark lahanasındandır. Kapuska yemeğinde taze lahana konur. Ama bizimki lahana turşusundan yapılır.
KARIŞTIRMA:
Yöremizde yapılan basit ve lezzetli yemeklerdendir. Sütlü ve salçalı olmak üzere iki çeşidi vardır. Salçalı Karıştırma: Kafi miktarda un bir tavada çiçek yağıyla esmer renk alana kadar kavrulur. Üzerine yavaş yavaş su ilave edilir. Suyun hemen ardından bir kaşık salça ve tuz ilave edilir. Sürekli karıştırmak kaydıyla (ki adı buradan gelir) hafif ateşte on dakika kadar daha pişirilir. Sıcak servis yapılır. Sütlü Karıştırma: Kafi miktarda un bir tavada çiçek yağıyla, hafif ateşte kavrulur. Ateşin hafif olması çok önemli çünkü burada unun rengi mümkün mertebe beyaz olacak. Üzerine sıcak süt ilave edilir ve sürekli karıştırılır. İsteğe göre bir iki yumurta kırılabilir veya ekşimik ilave edilir. Sıcak servis yapılır.
YOĞURTLULAR;
YOĞURTLU PATATES:
Yeteri kadar patates güzelce haşlanır. Daha sonra soğumaya bırakılır. El yakmayacak kadar soğuduktan sonra iki küp şeker büyüklüğünde doğranır. Bir saca az miktarda çiçek yağı konur ve yağ kızdırılır. Doğranmış patatesler buraya konur ve patateslerin her yanı pembeleşinceye kadar kavrulur. Kavurma işlemi sacın dibi tutmasın diye sürekli tahta kaşıkla karıştırılır. Bu işlemden sonra patatesler sactan alınır ve soğumaya bırakılır. Patatesler tam soğuduktan sonra üzerlerine sarımsaklı yoğurt dökülür ve servis yapılır.
YOĞURTLU BİBER:
Yeteri miktar taze biber çekirdekleri ayıklanarak küçük küçük doğranır ve tavada kızartılır. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve kafi miktarda tuz konur, servis yapılır.
YOĞURTLU PATLICAN:
Yeşil (olgunlaşmamış)irice iki domates ve irice iki kuru soğan yemek olacak şekilde doğranır. Tencerede az yağda hafif kavrulur. Sebzeler renk değiştirmeye başlayınca ocağın altı kapatılır. Önceden ayıklanmış ve temizlenmiş bulgur bu karışıma ilave edilir. İki su bardağı bulgur. Üzerine tuz ve sıcak su ilave edilir bulgurlar suyu çekene kadar pişirilir. Bu malzeme soğumaya bırakılır. Daha sonra hazırlanan karışımın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür, afiyet olsun.
YOĞURTLU ISPANAK / IŞTIR:
Bu yemeğin yapımına geçmeden önce malzemeler hakkında bilgi vermek istiyorum. Ispanak bildiğimiz ıspanak, çarşıda, bahçede bulduğumuz ıspanak. Ama IŞTIR ne diyeceksiniz. IŞTIR da bir sebze adı. Daha doğrusu bir değil birden fazla sebzenin ortak adı. Genelde kırda bulunan; gelincik, labada, turpluk, semizlik, vb. sebzelerin ortak adıdır. Gelelim tarifimize: Ispanaklar temizlenip yıkandıktan sonra yemek olacak şekilde doğranır. Kaynar suyun içine atılır ve hemen alınır. Suyu sıkılır ve hafif yağda kavrulur. Bir tavaya bir fincan kadar pirinç atılır ve bir yumurta kırılır. Tuzu da atılıp güzelce pişirilir. Pirinçlerin sert kalmamasına ve tavada su kalmamasına da dikkat edilir. Soğumaya bırakılır. Üzerine sarımsaklı yoğurt ilave edilir afiyet olsun. Yoğurtlu ıştır da yukarıda tarife uygun olarak yapılır. Ispanak yerine IŞTIR kullanılır. Bazı evlerde ıspanakla ıştır karıştırılarak da yapılır. Benim tercihimdir. Afiyet olsun.
TURŞULAR;
Yöremizde turşu çok önemlidir.Turşunun hemen hemen her çeşidi sevilerek yapılır ve tüketilir. Özellikle kış aylarında evlerde turşusuz sofra kurulmaz.
Konuyla ilgili yöremizde bir mesel anlatılır. Size de nakledeyim.
Hem şehrim, ölüm döşeğinde. Son nefeslerini vermek üzere. Babası gelir:
– Oğlum ölmek üzeresin, son isteğin nedir? diye sorar.
– Tuşu baba; tuşu….. der.
Yöremizde turşu denince akla hemen ahlat turşusu gelir. Ahlat turşusu, her ne kadar adında turşu geçse de tam anlamıyla bir turşu değildir. Çünkü; turşu tuzlu suyla yapılır. Ahlat turşusu ise tuzsuzdur.
AHLAT TURŞUSU:
Tam olgunlaşmamış ahlatlar toplanır, yıkanır ve temizlenir. Bir kaba (eskiden fıçılara yapılırdı) konur ve üzerine su ilave edilir. Bir kile (iki teneke) ahlat büyük bir fıçıyı rahatlıkla katıklar. 30-40 gün arası bekletilir. Ahladın suyu tamamen çıkar. İhtiyaç oldukça fıçıdan alınır, isteğe göre yeteri miktar şeker ilave edilerek tüketilir. Çok sağlıklı ve güzel içimi olan bir meyve suyudur.
TATLILAR;
SARAYLI:
Yumurtayla ve sütle yoğrulmuş hamur biraz mayalanmaya bırakılır. Daha sonra yumruk büyüklüğünde parçalara ayrılır ve kıvama getirilir. Yufka açılır. Yufkalar hafif kurutulur. Hafif kurutulması önemli çünkü; oklavada sıkıştırılacağı için kırılıp dağılmaması da önemli. Daha sonra oklavaya tekrar sarılır. İki kenardan ortaya doğru sıkıştırılır. İstenilen şekil alınınca oklavadan çıkarılır ve tabanı yağlanmış tepsiye dıştan başmak üzere dizilir. Tepsinin yuvarlak olması gereklidir. Tepsi bu şekilde fırınlanır ve kızartılır. Soğumaya bırakılır. Tepsiden alınarak içine (oklava deliklerine) ceviz, fındık vb. konur ve baklava gibi haşlanır. Üste de çekilmiş ceviz dökülür.
Not: Göksel KURT tarafından gönderilmiştir.


