TEKRAR MERHABA

BELDEMİZLE İLGİLİ KÖŞE YAZILARI
1.460 Defa Okundu

.

Uzun bir aradan sonra nihayet tekrar beraberiz. Terzialan beldesinin tabii güzelliklerine bakmaya devam ediyoruz. Bu sefer Beldemizin güneyinden çıkacağız yola.
Burası beldemize adını veren mevkii Terzialan. Bu civarda, henüz beldemiz kurulmadan önce, çevre panayırlara elbise dikmeye terziler gelirmiş ve burada hemen bir yaz konaklarlarmış. Bu yerin suyu boldur. Yola koyulduğumuz yerde de zaten eski bir çeşme var. Suyu oldukça bol. Pek tatlı olmamasına rağmen, soğuk sayılabilecek bir suyu var. Karadere suyu gelmeden önce büyüklerimiz içme suyu olarak bu suyu da kullanmışlar. Ben hayal meyal bu yerde bataklık gibi çamur deryasının olduğunu hatırlıyorum. Bu çamurda mandalar yatardı. Ama şimdi öyle değil.
Buradan ayrılıyoruz. Biraz ilerde “Terzialan Köprüsü” var. Dedim ya bu mevkiinin adı “Terzialan” . Buralarda bağı, bahçesi, tarlası olanlarda bu yerlerden aynı isimle bahsederler: “Hani bizim Terzialan tarla var ya….” Köprü eski ben yapılışını bilmiyorum. Taştan yapılmış. Eski dediysem tarihî bir köprü değil. Biz bu derede balık avlardık. Nerede o eski günler…. Her neyse yolumuza devam edelim.
Yol dedim de aklıma geldi; bu yol Bayramiç’e kadar gider. Yol stabilize, arabanızla rahatlıkla yolculuk yapabilirsiniz. Alternatif yol arayanlar için tavsiye erdim. Yeşillikler arasında bir yolculuk, etraf kuş sesleri ve çiçek kokularıyla dolu.
Yolun sol tarafında orman başlıyor sayılır. Fıstık çamları var. Yolun sağ tarafında ise tarlalar var. Her mevsim ayrı güzeldir bu yerler. Şimdi buğdaylar bir karış boy almış gidecekleri yoldan.
Yolumuzun beş yüz metre kadar ilersinde, sol tarafta “Başkanın Çeşme” var. Burada yol sağa keskin bir dönemeç alır. Arabanızı müsait bir yere yanaştırın, aşağıya inin Terzialan istikametine dönün, karşınızda Tepe, Çekiçler , Çakıl köy, Derenti, Karakoca, Sameteli köyleriyle, Çan Termik Santralini göreceksiniz. Buranın güzelliği hava karardıktan sonra ortaya çıkıyor. Neden diyeceksiniz. Çünkü; bütün bu köylerin ışıkları Kazova’yı bir bayram yeri gibi ışıtıyor. Hele termik santralin ışıkları yeşil bindallı giymiş bir genç kızın gelinlik tacı gibi, ışıl ışıl. Termik santralini ilk defa gördüğümde çok şaşırmıştım. Kömürle çalışan bir santral bu kadar güzel gözükebilir miydi? Hakikaten abartmıyorum, harika bir manzara.
Dönemeci usulca ve dikkatlice dönüyoruz. Kireç ocaklarına az kaldı. Burada birkaç yıl öncesine kadar kireç üretimi yapılmaktaydı. Şu anda ise bir faaliyet yok. Burası üç yol çatı. Sağa giden yol sizi Bayramiç’e götürür. Sola giden yol ise ormana, bizim sizi götürmek istediğimiz yere, götürür. Buralarda artık tarla yok. Her tarafınız orman. Sağınız, solunuz, önünüz, arkanız her yan orman. Mantar mevsimi buraları güzel melki yapar. Hem kırmızısını hem de akını bulabilirsiniz, biraz şansınız varsa tabiî ki. Yine mevsiminde gelirseniz kestane, ıhlamur gibi meyveleri de bulabilirsiniz.
Bakın geldik işte… Bu gün geleceğimiz yere. Burası Düvenciler düzü. Ben buraya bayılıyorum. Güzel, temiz, bol ve soğuk suyu olan bir çeşmesi var. Bir tarafta meşe ağaçları, salıncak kumaya müsait, diğer tarafta çam ağaçları. İster yere bir kilim serin oturun, isterseniz masaya. Masayı da kim yaptırmışsa sağ olsun. Hafızam beni yanıltmıyorsa bir yerinde “Kalemaden tarafından yaptırılmıştır.” Yazısı vardı. Her neyse kim ya da kimler yaptırdıysa çok güzel olmuş sağ olsunlar var olsunlar. Hizmetlerinin devamını bekliyoruz.
Burada mangalınızı yapabileceğiniz yer mevcut. Oğlak gömme için yer var. Çevirme yapabileceğiniz yer mevcut. Oldukça geniş bir arazi. Grup halinde pikniğe gelecekler için müsait. Kırk- elli kişilik gruplar rahatlıkla sığarlar bizim Düvenciler düzüne. Gençler için, çocuklar için top oynamaya uygun yerler de var. İyi eğlenceler diliyorum.
Bir sonraki gezide görüşmek üzere. Allah’a emanet olun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir