GÖZDEN KAÇMASIN!
LODOS İLE YAŞANAN CAN VE MAL KAYBI
Yurdumuzun değişik yerlerinde ve bölgelerinde etkili olmakta olan bir çok can ve mal kaybına yol açan lodos fırtınası gözleri yapmış olduğumuz çatılar başta olmak üzere binalarımızın güvenliğine çevirdi. Ülkemizdeki binalar üzerinde bulunan çatıdan birisisinin ‘sıkıntılı ’ yani bakımının yapılması gerektiği gözlemlemekteyiz.. Pekala bu can ve mal kaybı durumlarında sizce kim sorumlu ?
Ülkemizde şu geçirmekte olduğumuz günlerde şiddetli lodosa teslim olduğumuz aşikar. Çoğumuzun İşlerinin aksamasına, okullarımızın tatil olmasına sebep olduğu, hatta zaman zaman sokağa çıkmamızı bile imkansız hale getiren lodos, bize çoğu zaman korku dolu anlar yaşatmaktadır. Yurdumuzda İstanbul başta olmak üzere diğer büyük illerde etkili olan şiddetli yağış ve lodosun bilançosu ağır olmaktadır. Birçok kişinin yaşamını yitirmesine ve hatta yaralanmasına sebep olmaktadır…
KAZALARIN SEBEBİ NEYDİ ? TABİİ Kİ DE TEDBİRSİZLİK
Bir çok bina da çatıları uçuran, cami minarelerini düşüren, Deniz kıyısı ve Sahil kesimlerinde denizi taşıran lodos; her zaman bizim için anormal bir hava olayı değildir. Çok sık karşılaştığımız Doğal Afetlerden birisidir.
Ne yazık ki uçan çatıların düşmesi sonucu hayatını kaybeden bir çok vatandaşımız oldu. Yine lodos etkisiyle yerinden kopan, sağa sola uçan çatı malzemeleri ev ve arabalara zarar verdi. Evlerimizin balkonları çöküp, dış kaplamasının çatladığı ve hatta zaman zaman patladığı da görüldü.
Şiddetli lodos fırtınası sonucunda gözleri bina güvenliğine çevirdi. Acaba neden? Yakın zamanda yaşanan lodos felaketinde birçok kişi yaşamını yitirirken çoğu vatandaşımızda yaralandı. Özellikle yapmakta olduğumuz cam balkon, abajur gibi binalara sonradan eklenen kısımların yerinden kopması sonucunda maalesef can kayıplarıyla sonuçlanan kazalara neden olduğu gözlemlemekteyiz
O ZAMAN NE YAPMALIYIZ? NE GİBİ ÖNLEMLER ALMALIYIZ!
Gerekli önlemleri almadığımız zaman; fırtına ile birlikte binaların yan cephelerindeki kaplamaların çekme veya emme etkisi ile kopabileceğini, oturtma çatıların ve saçakların da kaldırma etkisi ile uçabileceğini aklımızdan hiç çıkartmamalıyız!
“Fırtına şiddetindeki esen rüzgar, bina yüzeylerinde ciddi kuvvet etkileri oluşmakta. Bu etkilerde sadece basınç olarak değil, aynı zamanda ters basınç, çekme, emme, kaldırma yönlerinde de etkili oluyor. Bu olumsuzlukların görülmemesi için yapı standartları ve yönetmeliklerinde rüzgar kuvvetlerinin hesabı ve bu kuvvetlere karşı çatıların, saçakların, cephe kaplamalarının ve vitrin camlarının esas taşıyıcı sisteme nasıl bağlanacağı tanımlanmıştır.”
PEKİ HATA NEREDE?
Bina yapımında proje çizim aşamasında çizimci tarafından her türlü hesabın yapılması ve yapılan tüm hesapların ve uygulamanın yapı denetimi firmalarınca kontrol edilmesi ve ruhsatı veren belediye tarafından onaylanması bir yasal zorunluluktur.
Deprem tehlikesi Halk ve kamuoyunda daha etkili olduğu için yeni binalar da deprem hesapları bir ölçüde yapılıp kontrol ediliyor. Ancak ne var ki rüzgar ve lodos için bunlar hiç yapılmıyor, hatta dikkate bile alınmıyor.” desem yeridir.
RÜZGARI NEDEN CİDDİYE ALMIYORUZ?
Peki fırtına çıkınca vatandaşlar çatılar uçmasın diye herkesin kendi önlem aldığını görüyoruz. Bunlar neler diye baktığımızda ise Kimi çatıya ağırlıklar koyarken, kimisi de halatla bağlamakta. Halkın bu gibi önlemler alması yerine önce rüzgarın ciddiye alınması gerektiğini söyleyen uzman kişiler “Mevcut binalara sonradan yapmakta olduğumuz cephe kaplamaları, yapılan çıkmaların cephe ve çatı saçakları için de hiçbir rüzgar hesabı yapılmıyor, nedense onaylanmasına da gerekli görülmüyor. Yani biz rüzgarı ciddiye almıyoruz. Deprem sonrası gördüklerimiz ne ise fırtına sonrası gördüklerimiz de nedense hep aynı.” Demekten kendilerini alamıyorlar…
Bir sonraki yazımızda kademeli olarak ilerleyip, Fırtına Nedir? Fırtına Öncesi, Fırtına Esnasında ve Fırtına Sonrasında Neler yapmalıyız? konusuna değineceğim. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla.
İRFAN ÖZTÜRK



