HALİL TURHAN’IN BASIN AÇIKLAMASI

GENEL YAŞAM
839 Defa Okundu

.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çan İlçe Başkanı Halil Turhan, gündeme dair açıklamalarda bulunarak önemli mesajlar verdi(10.11.2021). Başkan Turhan; “Göreve geldiğimizden beri tek amacımız Çan halkına hizmet edebilmektir. Hizmeti Çan’ımıza getirebilmektir” dedi.
Parti binasında basın açıklaması yapan MHP Çan İlçe Başkanı Halil Turhan; İlçe Başkanlığı görevini kabul ettiği andan itibaren Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte inandıkları yolda, Ülküde ve halka hizmet yolunda koşmaya başladıklarını söyledi. Başkan Turhan; “Bir yıldan beri İlçemizde siyaset kurumu içinde siyaset üstü bir duruş sergiledik. Kuru kavgalarda bulunmadık. Boş laflarla halkımızı oyalamadık. Eksiklikleri tespit ettik, projeler ürettik, öneriler geliştirdik, çözümler bulduk. Bunları muhataplarına sunduk” dedi.
“Siyaset Kurumu, hizmetin aracıdır”
“Siyaset Kurumu, hizmetin aracıdır. Şahıslar gelir geçer, kurumlar kalır. Görevler biter eserler kalır” diyen Başkan Turhan; “Niyetler ulvi ise boş Kubbede hoş bir seda kalır. İnsan göçer geride bir yazılı taş kalır. Demek ki, her şey geçici, Dünya da geçici. Maalesef İnsanoğlu geçmeyecek gibi yaşıyor, göçmeyecek gibi konuşuyor, hizmet aracını nefsin, hırsın ve Dünya zevklerinin aracı yapmaya çalışıyor. Hoşgörüden uzak, empatiden yoksun, kıskançlık girdabı içinde, kısacık ömürde bir birini yiyerek yalan dünya hakimiyeti kurma mücadelesi içinde, geçmişi, günümüzü ve geleceğimizi heba ediyoruz. Küçük Dünyamızda kuru bir Cihangirlik kavgasının içinde bütün insanlık değerlerimizi, milli ve manevi kutsallarımızı kaybediyoruz. Hiç kendimizi sorgulamıyoruz, öz eleştiri yapmıyoruz. İnsanlık aleminde insan olabildik mi kendimizi hiç tartmıyoruz. Suçu, hatayı, kusuru hep karşıda arıyoruz, maalesef. MHP Çan İlçe Başkanı ve ekibim ile tam bir yıl önce bu görev bizlere tevdi edildi. Malumlarınız olduğu gibi Ülkücü Hareket içinde Çan Ülkü Ocakları Başkanlığı, Çan İl Genel Meclis Üyeliği gibi siyaset kurumu içinde uzun yıllardan beri görev ifa etmekteyim. Artık tecrübeli siyasetçiler sınıfına girmek üzereyim. İnsan nerede olursa olsun değişimi, gelişim ile birlikte hedeflemeli, aldığı görevleri en iyi şekilde yapma, halk ile birlikte yürüme, halkın yanında olma, halka hizmet konusunda siyaset üstü hareket edebilmelidir. Çünkü;  siyaset halka hizmet etme sanatı ve mümkün olanı yapabilme kabiliyetini kapsar” şeklinde konuştu.
“Boş laflarla halkımızı oyalamadık”
Çan ilçesinde MHP olarak siyaset üstü bir duruş sergilediklerini ve boş laflarla halkı oyalamadıklarını ifade eden MHP’li Başkan Halil Turhan; “Bir yıldan beri İlçemizde siyaset kurumu içinde siyaset üstü bir duruş sergiledik. Kuru kavgalarda bulunmadık. Boş laflarla halkımızı oyalamadık. Eksiklikleri tespit ettik, projeler ürettik, öneriler geliştirdik, çözümler bulduk. Bunları muhataplarına sunduk. Basın yoluyla da halkımızla da paylaştık. Bunları da yeterli görmeyerek İlçemize hizmet kazandırabilmek için Ankara’ya giderek değerli büyüklerimize raporlarımızı, taleplerimizi ilettik. İletmeye de devam edeceğiz. Kapıları çalmaya devam edeceğiz. Takiplerini yapacağız. İcraat makamında bulunanları çalışmalarına göre tebrik de edeceğiz, tenkit de edeceğiz. Halkımıza hizmet konusunda her kapıyı çalacağız. Çünkü çalmadığın kapı açılmaz, sıkmadığın el seni tanımaz. İşte 5 günlük Ankara ziyaretimiz bu düşünce gereği ve İlçemize hizmet etme çabası için planlanmıştır. Yoksa Halil Turhan’ın hiç bir şahsi işi, çıkarı ve beklentileri olmamıştır. İlçe Başkanlığı görevini kabul ettiğimiz andan itibaren kendi nefsimizi, hayallerimizi, planlarımızı bir kenara bırakıp, inandığımız yolda, Ülküde ve halkımıza hizmet yolunda koşmaya başladık. Bir yıl önce ifade ettiğimiz gibi İlçemizi ve Halkımızı kısır siyaset çekişmeleri içine çekmeyeceğimizi ve hizmet odaklı olacağımızı dile getirmiştik. Bu düşünce içinde siyaset yapmaya gayret etmekteyiz. Çan’ımıza ve siyaset kurumuna, duruşumuzla, üslubumuzla ve çalışmalarımızla kalite katarak siyaset kurumunun itibarını ve marka değerini diğer ilçelere de örnek olabilecek şekilde yukarılara çekmeliyiz. Bir yıldan beri de bu yolda yürümekteyiz. Diğer partilerin iç meselelerinden medet ummadan, kavgalarına körükle gitmeden, fırsatı ganimet görmeden, yol gösterici, kaynaştırıcı bir şekilde, ilkeli siyaseti şiar edindiğimizi hep ifade ettik” diye konuştu.
“Hiçbiri kalıcı olmadı”
Başkan Turhan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “25 yıllık siyasi geçmişimle bir çok siyasi parti gördüm. Bir çok ayrılıklar oldu. Yeni oluşumlar, yeni hareketler ve platformlar kuruldu. Fakat hiç birinin ömrü 20 yılı geçmedi. Hiçbiri kalıcı olmadı. Kimisi doğmadan, kimisi doğarken, kimisi çocuk yaşında siyasi mezarlıkta yerini aldılar. Türk Siyasetinde naçizane siyasi üç ana damar gördüm. Bunlardan biri de Türk- İslam Ülküsünün Temsil edildiği, Ülkücü Hareket ve onun siyasi zemini Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Türk Devleti var oldukça bu kutlu Hareket de var olacaktır. Dallar, budaklar, yapraklar kırılır, savrulur ve yok olur gider. Kökleri Ortaasya’da, gövdesi Anadolu’da, dalları Balkanlar’da olan Osmanlı Çınarı gibi heybetli, içinde kutlu bir davayı yaşatan Ulu ve Kutlu Fikirler, partiler asırlara şahitlik eder. İşte bu misyon, söz konusu Vatan ve Millet ise gerisi teferruattır, diyerek en kritik tarihi süreçlerde gövdesini taşın altına koyar. Hiç bir makam ve mevki beklemeden Türk Devletinin bekası, Türk Milletinin bölünmez bütünlüğünün ve birliğinin daim ve ilelebet var olması için tarihi görevler ifa eder, etmiştir, etmeye devam etmektedir.”
“Yalancı baharlara aldanmayalım, geçici rüzgarlara kapılmayalım”
Kalbinde Ülkü Tohumları taşıyan arkadaşlarına da bazı tavsiyelerde bulunan Turhan; “Cumhur İttifakı da dahili ve harici şer odaklarının, bölücü planların, Türk Yurdu üzerinde ayrılık tohumlarının yeşertildiği tarihi bir süreçte, tarihi bir görev yapan Milliyetçi Hareket Partimizin ne kadar hassas bir görev yaptığını tarih ve tarihçiler yazdığında, birilerinin tarihin arka odasındaki hain senaryoların icrasını sezemediğini gördüğünde, Ülkücü Hareketin ne kadar büyük ve fedakarca görev üstlendiğini, gelecek nesiller çok iyi anlayacaktır. Yine bu Ulu Çınarın gölgesinde ve Üç Hilalin ışığında huzur bulacaklardır. Onun için kalbinde Ülkü Tohumları taşıyan arkadaşlarımıza tavsiyemiz, sabretmesini bilelim, yalancı baharlara aldanmayalım, geçici rüzgarlara kapılmayalım. Tarihi ve gelişmeleri doğru okuyarak yarınlara hep birlikte hazırlık yapalım. Başbuğ’um Alparslan Türkeş ‘in dediği gibi, ‘Daldan Düşen Yaprağın Yönünü Rüzgar Tayin Eder.’ Ülkücüler yaprak değil gövdedir. Ülkücülük dalda değil Öz’dedir. Ne kadar geriye bakarsanız o kadar ileriyi görürsünüz. İşte tarih geleceğin kılavuzudur. Tarihimizi iyi anlamak, geleceği iyi görmemizi sağlar” ifadelerini kullandı.
“Vatanımızın, Milletimizin geleceğine doğru ışık tutalım”
Başkan Turhan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Başbuğ’umuza tarihi bir olayın içinde görev verilir. Niyeti anlaşılınca bir grup arkadaşı ile sürgüne gönderilir. İhtlalci gözler hain olarak görürler. Ancak geri döner Türk Milletinin geleceğine büyük emanetleriyle damga vurur ve tarih Alparslan Türkeş’i tarihe, milyonlar ise kalplerine Başbuğ olarak yazar. Mustafa Kemal bir ferman ile hain ilan edilir, yakalama kararları çıkar, idamı istenir. Ama o bir milletin makus kaderini ters çevirir, Türk Devletinin banisi, Türk Milletinin Atası ve Dünya Lideri Mustafa Kemal Atatürk Türk Milletinin gönlünde ölümsüzlüğü ve en büyük mertebeyi kazanır. Buradan herkese ama herkese demek istediğim şudur: Gelin nezaket zemininde rekabet yapalım, fikirlerde yarışalım, okuyalım, düşünelim, üretelim ve aklı ön planda tutalım. Vatanımızın, Milletimizin geleceğine doğru ışıklar tutalım. Aklı, samimiyeti, dostluğu, vefayı, kaliteyi genç ve gelecek nesillere miras bırakalım. Çünkü ne ekersek onu biçeriz. Gelin kuruyan Gönüllere sevgi tohumları ekelim. Sevgiyi yaşamın, hayatın merkezine oturtalım. Yoksa bir Millet; sanal dünyanın çöplüğünde ayrıştırılmayı bekleyen değersiz insanlar topluluğuna dönüştürülmek istenmektedir. Boş ve kuru sosyal medya kavgalarıyla milyonlarca Donkişotlar üretmeye çalışmaktadırlar. Türk Milletini layık olduğu yere çıkaralım, Türk Medeniyetini de akıl ile medeniyetlerin taçı yapalım. Türk Evladına, Atalarından miras kalan ve miras bırakacağımız, kutlu Vatanımıza, kutlu Bayrağımıza, köklü Medeniyetimize, Milli ve Manevi değerlerimize, bizi biz yapan şanlı tarihimize sahip çıkalım. Aklı kullanmazsanız, onu rehber yapamazsanız, Yüce Peygamberimizin dediği gibi, Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız, iman yoksa cennete giremezsiniz. İşte bu sözde bize sevginin ne kadar önemli olduğu anlatılmaktadır. Dost doğru olabildik mi? Eğer Yüce Kuran ‘a kulak verebilseydik, ‘Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol’, İlahi sözünü işitir, kimsenin kendini sorgulamadan bir birini tenkit etme hakkı olup olmadığını anlardık. İşte iki evrensel mesaj bir insanın önce kendini ihya etmeden insanlığın ve Milletinin ihyasına ve kurtuluşuna vesile olamayacağıdır.”
“Hak ve hakikat penceresinden bakalım”
“Öyle siyasi bir iklimde yaşıyoruz ki, hayatında, siyasetin de kendisi küfür olmuş. Şehide saygı yok, gaziye sevgi yok, geride kalanlara vefa yok” diyen Turhan; “Adımız iyi olmuş, yüzümüz güzel olmuş millet nezdinde bir anlam ifade etmez. Söze bakacaksın öze bakacaksın, dala bakacaksın, gövdeyi göreceksin, rüzgarın savurduğu kuru bir dal ve yaprak olmayacaksın. Vekaletini aldığına saygısızlık yapmayacaksın. İklim bu olmamalı, Yüce Türk Milleti bunları hak etmemektedir. Bu siyaset ikliminde başarılı insanlar niye kıskanılır, niye aşağıya çekilir. Örnek alınması gerekenler, saygıyı hak edenler, sadece vefayı bekleyenler niye yok sayılırlar. Bilim adamlarının önüne, neden Filim adamları geçer. İşte hayatın içinde de doğruları en halisane duygularla yakalamalıyız. İnsan onurunu yükseltecek vasıfları yeniden beynimize yüklemeliyiz. Ne derler eğitimi değil, değerler eğitimini baş tacı yapmalıyız. Bürütüs tarihteki ihanetin sembolü olmuştur. Çünkü onu büyüten, adam yapan babalığı Roma İmparatoru Sezar’a suikast yapılır. Son darbeyi sırtından hançerleyerek evlatlığı Bürütüs vurur. Sezar kafasını arkaya çevirir bu ağır ve hain darbenin sahibini merak eder, bir de bakar ki evlatlığı Bürütüs’dür. İşte orada ‘Sende Mi Bürütüs’ ünlü sözü, tarihe Bürütüs’ü ihanetin adı ve sembolü olarak geçirir. Truva Atımız ise ; Truva’yı alamayan, geri dönecekleri mesajı ile, zafer hediyesi olarak Aka’lılar tahta atı TRUVA’lılara hediye eder. Gece içine saklı Aka askerleri çıkarak Truva’nın kapılarını açarlar ve Truva yerle bir edilir. TRUVA Atı da tarihe hilenin ve ihanetin sembolü olarak geçer. İnsan olma şuuruna erişelim, hak ve hakikat penceresinden bakalım, kendimizi aklın çalıştığı yere konumlandıralım. Ya insan gibi insan olacağız, bilimi ışık, kuranı rehber yapacağız.Tarihin tecrübesi ışığında, tarih içinde ve insanlık aleminde ya Bürütüs ya da TRUVA Atı olarak yerimizi alacağız” şeklinde konuştu.
“Amacımız hizmeti Çan’ımıza getirebilmektir”
MHP Çan İlçe Teşkilatı olarak Çan halkına hizmet edebilmeyi ve hizmeti Çan ilçesine getirebilmeyi amaçladıklarının altını çizen Başkan Turhan; “Bizler MHP Çan İlçe Teşkilatının seçkin ve şuurlu mensupları ile, siyaset kurumuna Çan’da ve bölgemizde kalite katmak, siyaset dilini, Yunus dili yapmak, kirli yolları kullanmadan, nezaket ve rekabet zeminini kullanarak siyasetin gelişimine katkı yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Göreve geldiğimizden beri fikir, öneriler, raporlar ve projelerimizle, Esnaf Odalarımızı, Sivil Toplum Kuruluşlarını, Resmi ve Özel Kuruluşlarımızı, Çan Belediye Başkanlığını, Çan Kaymakamlığını, Ankara’da Milletvekilimizi ve siyasi büyüklerimizi ziyaret etmenin, koşturmanın ve mücadelenin tek amacı Çan halkına hizmet edebilmektir. Hizmeti Çan’ımıza getirebilmektir. Bu çabamız ve mücadelemiz esnasında her daim arkamda dimdik duran Yönetim Kurulu Üyelerime, Milliyetçi ve Ülkücü Hareketin şerefli mensuplarına, bizlerden her daim ilgisini ve desteğini esirgemeyen Çan’lı Hemşehrilerime, Çan’ımızın Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarımıza, Değerli Yöneticilerine, MHP İl ve İlçe Teşkilatlarımızın değerli Başkan ve mensuplarına, Çanakkale Milletvekillerimize, MHP Genel Başkanımıza, Liderimize, Genel Merkez Yöneticilerine ve Devlet Büyüklerimize, bizlere gösterdikleri ilgi, alaka ve desteklerinden dolayı Şahsım ve Teşkilat Mensuplarım adına sonsuz Teşekkürlerimi arz ediyorum.  Üç kıtaya üç hilalin ışığını yeniden götürebilmek ümidiyle, gelecek nesillerin, ülkü çiçeklerinin yeşermesi ve yeniden cihan hakimiyeti mefkuresi rüyasının gerçeğe dönüşmesi dileğiyle; bizleri sabırla dinleyen ve okuyan yüreği vatan, bayrak ve ezan sevgisiyle çarpan herkese selam ve saygılarımı sunarım” ifadelerini kullandı.
NOT: Haber kaleninsesi gazetesinden alınmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir