MERHABA

BELDEMİZLE İLGİLİ KÖŞE YAZILARI
1.549 Defa Okundu

.

MERHABA

Bu yazıyı yazmaktaki amacım, sizleri oturdukları bilgisayarlarının başından kaldırmadan. Terzialanımız’ın tabii güzelliklerini görmeniz ve gezmenizdir. Bu geziye sizler bu seferlik benim “uçan cacalama” misafir olacaksınız. Dilerseniz daha sonra arabanızla gezebilirsiniz. Ne dersiniz binelim mi benim uçan cacalaya?
Hemen başlayın Terzialan göletinin fıstık çamlarının kokusuyla karışan bol oksijenli havasını ciğerlerinize…. Mahallemizin (Çakmakçayır) batı çıkışının üzerindeyiz şimdi. Bardakçılar köyü yolu üzerinde Çakıldere Köprüsü’nün hemen üzerinden ulu çınarlara değer değemez, halı gibi altımızda serili olan asfalt yolu takip ediyoruz. Asfaltın bu kısmı biraz kırışmış bir halı gibi(!)….. Arabayla gidecekler biraz dikkatli olmalı, bizim için şu an fark etmiyor da…. Yaklaşık 1,5 km mesafede Terzialan sulama göleti var. Gölet gövdesinin hemen sol tarafındaki tepede “Zincirbozan” -niçin bu adı verdiklerini bilmem- var. Burada içkili bir lokanta var. Gölet gövdesinin üzeri oldukça geniş. Arabanızla rahatlıkla dönebilirsiniz. Ancak karşıya geçmek biraz cesaret işi. Ben arabanızı gövde üzerinde bırakıp yaya geçmenizi tavsiye ediyorum. Yok ben arabayla geçeceğim diyorsanız Allah yardımcınız olsun.
Biz tekrar döndük ana yola, asfalta. Göleti turlamak amacıyla çıktık yola.. Yüz metre ileride sağda yol ile gölet arasında büyükçe bir meşe ağacının altında bir aile mangalını yakmış piknik yapıyor. Sol tarafta yolun üst tarafında başka bir aile ahlat ağaçlarının altında…. Ahlat deyince aklıma geldi; siz ahlat turşusunu bilir misiniz? Bakın onu Internet ortamında tattıramıyorum, illâki geleceksiniz buraya… Biz yolumuza devam edelim. İki yüz metre ileride Masıt Dersi bölüyor yolu. Yazları tamamen kurur bu dere. Hemen dereyi geçer geçmez karşınızda mavi seramikleriyle Raşit amcanın yaptırdığı çeşme. Üzeri piknik yapmaya müsait. Gece geç vakitlere kadar kalabilirsiniz çünkü hemen dibinde sokak lambası var…. Bizler devam ediyoruz. Çeşmeden yüz metre ileride yolun üst tarafında bir başka mekan var. Bu da içkili bir lokanta. Bu lokantanın hemen önünde küçücük bir ada. Yazın burada oturabilirsiniz.
Hemen sonra birkaç virajı aşınca Hasan KURT’ un çamlığı var. Çamlar fıstık çamı. Meyve veriyorlar. Altı piknik yapmaya müsait. Biz balık tutmaya da merak saldık. Ağaçların dibinde aileniz, arkadaşlarınız otururken sizler de oltalarınızı atabilir, göletimizin balıklarından tutmaya başlayabilirsiniz. Burada biraz soluklandıktan sonra yolumuza devam ediyoruz. Yaklaşık yarım kilometre yol gittikten sonra asfalt yoldan ayrılıyoruz. Sol tarafa dönüyoruz. Yol stabilize.. Biraz devam ettikten sonra göleti besleyen -ancak Haziran 15’ten sonra kurur- Asmalı Deresini geçeceğiz. Dereyi geçtikten sonra canınızın istediği yerde oturup dinlenebilirsiniz. Bu bölüm asfalt yoldan karşıya baktığınızda görünen yer. Bura tamamen stabilize. Bu bölümde de çeşmeler ağaçlar çiçekler, bilumum bütün güzellikler mevcut. Yolun sonunda tekrar savağa geliyoruz. Az önce de dediğim gibi yaya olarak geçmek çok kolay, ancak ben yine de size geri dönmenizi tavsiye ederim. Bir daha ki gezide buluşmak üzere…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir