Hayatımızı kolaylaştıran araçlardan biri de bilgisayar. Bilgisayar da telefon gibi hayatımıza öyle bir girdi ki sanki onsuz hiçbir şey olmuyor. On sene önce sanki bilgisayar vardı. Şimdi ise onsuz yapamıyoruz. Hakikaten çok faydalı bir araç. Ama iyi niyetle kullanmak kaydıyla.
Ben bilgisayar kullanmayı doksanlı yılların başında Devrek’te iken öğrenmiştim. O dönemde “DOS” sistemi vardı. Windows yoktu. “DOS” öğrendik. “DOS” u bilir misiniz bilemiyorum ama çalışma sistemi tamamen elle yazılan komutlara dayanır. Örneğin “PW” de yazdığınız (Word’ün ilk hali) kaydetmek için “ctrl+i” tuşlarına basman gerekiyor. Ya da yazdığın yazıyı diskete kaydedeceksin “a:copy” yazman gerekir yanlış hatırlamıyorsam eğer. Şimdi her şey çok kolay tek tuşla birçok şey yapılabiliyor.
Ben bankalarda olan birçok işimi bilgisayar vasıtasıyla netten yapıyorum. Artık bankaya gidip te sıra beklemiyorum. Alıyorum faturayı elime, hesabımdan tık diye ödüyorum. EFT yapıyorum. Daha neler neler? Hakikaten çok faydalı. Ama iyi niyetle kullanırsan…
Bir de MSN var. Bunu sakın “em-es-en” diye okumayın. Çünkü Türkçe de ” em-es-en” diye harf yok. Bunu ” me-se-ne” diye okuyacaksınız. Neyse bunu başka bir zamanda konuşuruz. MSN’de çok faydalı, uzaklardaki arkadaşlarınızla yazışıyorsunuz, haberleşiyorsunuz, hatta onlarla konuşuyor birbirinizi görebiliyorsunuz. Hakikaten harika ama iyi niyetli olursanız.
Birebir karşılıklı haberleşmeyip de mektup gibi kullanmak istiyorsunuz. Ben yazıları bu şekilde ulaştırıyorum Salih Ağabey’e. Gönderiyorum e-posta ile anında karşıda. İhtiyaç duyulduğunda da yazı beş dakikada sitede. Çan ile Terzialan arasında fazla mesafe yok. Olsa ne olur hemen zaman açısından bir şey değişmez. Anında gönder. Anında yayınla. E-posta’da çok hoş ama iyi niyetli olacaksınız.
İyi niyetli olduğumuz halde bazen yanlışlar da yapıyoruz istemeyerek de olsa. Nasıl mı? Çoğumuza gelir forward edilmiş e-postalar. Bunların çoğunda da bu iletiyi şu kadar kişiye gönderirsen diye başlayan, göndermezsen şunlar başına gelir yazar. Biz de hemen düşünmeden, gelen bu iletiyi adres defterimizdekilere postalarız.
Ya da başka bir ileti gelir arkadaşınızdan. Üzerinde yüzlerle ifade edilen e-posta adresleriyle falanca tarihten itibaren Msn ücretli olacak. Eğer bu iletiyi yirmi kişiye gönderirsen sana ücretli olmayacak. Her ihtimale karşı gönderiveririz bizde yirmi kişiye. Hatta garanti olsun diye 25-30 yaparız sayıyı olduğu gibi gider adreslerle beraber iletiyle. İşte bu adresler yeterli sayıya ulaşınca satılıyor. Ne amaçla kullanılır bunlar özellikle reklâm amaçlı ya da kötü niyetlere alet ediliyor Hacklenerek çıkar amaçlı kullanılıyor. Sizin adınıza dostlarınıza çeşitli e-postalar gönderiliyor. Aman dikkat. Eğer birine size gelen bir postayı göndermek isterseniz lütfen üzerindeki adresleri silin. Ya da gelen e-postanın sadece iletmek istediğiniz kısmı kopyalayıp gönderin. Hatta mümkünse tek tek gönderin. Çünkü sizin adres defterinizdeki kişiler sizin dostunuzdur ama bunların kaçı birbirini tanıyor? Tahminim yarıdan fazlası birbirini tanımıyor. Tanımadığım bir insanda benim adresimin ne işi var diye düşünülebilir değil mi? Ya da tam tersi. Onun için adresleriyle birlikte gelen iletileri postalamayalım.
Ben bir de “forward” lama diye ifade edilen postaların yöntemini sevmiyorum. Çünkü e-postayla da gelse bu bir mektuptur. Birden fazla kişiye aynı mektubu fotokopisini çekip te gönderiyor muyuz? Tabii ki hayır. Bir özeliği olsun mektubun değil mi? Bence e-posta da böyle olmalı. Bir siteden ya da e-posta grubundan alınan postalar geliyor bana sık sık. Bazen aynı postayı farklı zamanlar da farklı kişilerden sekiz on defa geliyor. Bunları açma gereği bile duymuyorum. Bazen bakıyorum bir tanıdığım oturmuş bana on tane e-posta göndermiş. Kusura bakmasınlar daha önce okuduğum bir konuysa hemen dosyaya atıyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın bu bir sitem değil hatta ve hatta şikâyet hiç değil. Beni sevdikleri için gönderiyorlar bunları, saygı da duyuyorum. Ama benim adres defterim oldukça kabarık hepsinden böyle üçer beşer posta gelse günlük 80 -90 posta ediyor. Haliyle bunları teker teker okumak oldukça güç. Konularına bakıyorum daha önce okumamışsam okuyorum yoksa dosyaya atıyorum. Yine diyorum dostlarım ve bana e-posta gönderenler lütfen ama lütfen alınmasınlar ama ben sadece durum tespiti yapıyorum.
Diyordum ya bilgisayar çok faydalı. Giriyorsunuz www.dmi.gov.tr ye günlük hava tahminini öğreniyorsunuz. Bu site Devlet meteoroloji işleri Genel Müdürlüğünün sitesi. Buradan reklâmını da yapmış olalım. Ya da seçmen listelerinde olup olmadığını öğrenmek istiyorsun siteye gir TC kimlik numaranı sandık numaranı dâhil görüyorsun. Nerede oy kullanacağın dahi belli. Ya da bir yerin, mekânın kuşbakışı halini görmek istiyorsun. Giriyorsun ilgili siteye Terzialan’da evinin uzaydan çekilmiş fotoğrafını görüyorsun. Ya da koca çınarların, Dedekule’nin, göletin, tarlanızın… Hele bir de dışarıda yaşıyorsanız… Ne kadar hoş bir şey değil mi? Nöbetçi eczaneden bilinmeyen numaralara, yemek tariflerinden çocuğunuzun ödevine kadar. Bütün bu güzelliklerin yanında birçok tehlikeyi de barındırıyor bilgisayar; genel anlamda da net. Bomba yapımından tutunda porno içerikli resimlere ya da videolara ulaşmak mümkün. Onun için korunmak, çocuklarımızı da bu zararlı yayınlardan korumak gerekiyor. Buna biz anne ve babaların da çok dikkat etmesi gerekiyor.
Sonuç olarak görülüyor ki, bilgisayar ve internet bıçak gibi. Nasıl, ne amaçlı kullanacağına bağlı. Kullanırsın hayat kurtarırsın, kullanırsın can yakarsın. Onun için dikkatli ve kontrollü kullanılmalıdır.